Samyelleri aldı napolyonumu..

Gölpazarı’mızın meyveciliğinin önemli aktörlerindendir kirazımız. 0900 Ziraat yani Napolyon olarak bilinen ırk ihracata üretilir.Kütür kütürdür..Aroması keskindir.Sapı ince uzun,36 kalibreye kadar irileştiğini görmüşlüğümüz vardır.

Rüzgarlar kiraz üretiminde, rekolte üzerinde direkt etkilere sahiptirler.Rüzgarların fizyolojik etkileri vardır.Batı’dan esen,garbi denilen rüzgarlar nemli olduklarından yararlıdır.Güneyden esen sıcak ve kuru rüzgarlar ise zararlıdır.Bu rüzgarlar çiçeklenme dönemlerine denk gelirse zeytin ,fıstık,üzüm ve kirazlara zarar verir.Samyeli kurutucu etki yapar.Toprak ve yaprakların nemini alır.Bu nedenle elma,kiraz,erik gibi ağaçlarda yaprakların kenarından itibarek kuruduğu görülür.Tozlaşma zamanında esen kuru rüzgarlar çiçeklerdeki tepecikleri kurutarak döllenmeyi önler.

İlçemizdeki bahçelerimizde  bu yıl maalesef samyeli zararı gözlemledik.Görece bazı bölgelerde sıkıntı yok iken genelde zarar oluşmuştur.

Akçay yüzeye alınmalıdır.Akçay yatağında genişletilip su tutulacak şekilde yeniden tesis edilmelidir.Hamamboğazı göletinin çalışmalarının sürdüğünü işitiyoruz.Hızlandırılmalıdır.Hem don hemde samyelinden ilçemiz meyveciliğini 15km.lik uzunluğa 20-30 metrelik genişliğe sahip AKÇAY kurtarabilir.
Devlet su işlerine bu konu ile ilgili talebimizi Eskişehirde yaşayan değerli hemşehrilerimizin sunması dileğiyle..

Selçuk Şahin

www.golpazari.org

Etiketler:

2013 Gölpazarı’mıza yenilenme,gelişim ve büyüme getirsin..

İlçemizin mevcut yapısı ile bile bir çok alanda potansiyelinin var olduğunu biliyoruz.Yeni yılda potansiyelinin değerlendirildiği projelerin üretildiği bir Gölpazarı diliyoruz..

Tüm hemşehrilerimize sağlık,huzur ve başarı dileklerimizi sunarız..Mutlu yıllar..

Etiketler:

Sevgili ATA’mızı saygıyla anıyoruz.

Gölpazarı Atatürk

MUSTAFA KEMAL’LER TÜKENMEZ

Tükenir elbet,
Gökte yıldızlar, denizde kum tükenir.
Bu vatan, bu topraklar cömert,
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez,
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez..

Ben de etten kemiktendim elbet,
Ben de bir gün göçecekdim elbet,
İki Mustafa Kemal var iyi bilin,
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta,
Ruh gibi bir şey görünmez,
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez..

Hep kardeşliğe, bolluğa giden yolda,
Bilimin, yapıcılığın aydınlığında,
Güzel düşünceler, soyut fikirlerde ben,
Evrensel yepyeni buluşlarda,
Geriliği kovmuşum ben, dönmez,
İnanın Mustafa Kemal’ler tükenmez..

Başın mı dertte, beni hatırla,
Duy beni en sıkıldığın an,
Baştan sona her şeyiyle bu vatan,
Sakın ağlamasın kasımlarda,
Fatihler, Kanuniler ölmez,
İnanın Mustafa Kemaller tükenmez…

~ Halim YAĞCIOĞLU ~

Mustafa Kemal’in Kağnısı

Yediyordu Elif kağnısını,
Kara geceden geceden.
Sanki elif elif uzuyordu, inceliyordu,
Uzak cephelerin acısıydı gıcırtılar
İnliyordu dağın ardı, yasla,
Herbir heceden heceden.
Mustafa Kemal’in Kağnısı derdi, kağnısına
Mermi taşırdı öteye, dağ taş aşardı.
Çabuk giderdi, çok götürürdü Elifcik,
Nam salmıştı asker içinde
Bu kez herkesten evvel almıştı yükünü,
Doğrulmuştu yola, önceden önceden.
Öküzleriyle kardeş gibiydi Elif,
Yemezdi, içmezdi, yemeden içmeden onlar
.Kocabaş çok ihtiyardı, çok zayıftı,
Mahzundu bütün bütün Sarıkız, yanısıra,
Gecenin ulu ağırlığına karşı,
Hafiftiler, inceden inceden.
İriydi, Elif, kuvvetliydi kağnı başında,
Elma elmaydı yanakları, üzüm üzümdü gözleri,
Kınalı ellerinden rüzgar geçerdi daim,
Toprak gülümserdi çarıklı ayaklarına.
Alını yeşilini kapmıştı, getirmişti
Niceden niceden.
Durdu birden bire Kocabaş, ova bayır durdu
Nazar mı değdi göklerden, ne?
Dah etti, yok! Dahha! dedi, gitmez.
Ta gerilerden başka kağnılar yetişti, geçti, gacır gucur.
Nasıl durur Mustafa Kemal’in Kağnısı,
Kahroldu Elifcik düşünceden düşünceden.
Aman Kocabaş, ayağını öpeyim Kocabaş,
Vur beni, öldür beni, koma yollarda beni
Geçer, götürür ana, çocuk mermisini askerciğin
Koma yollarda beni, kulun köpeğin olayım.
Bak hele üzerinden ses seda uzaklaşır,
Düşerim gerilere iyceden iyceden.
Kocabaş yığıldı çamura
Büyüdü gözleri büyüdü, yürek kadar,
Örtüldü gözleri, örtüldü hep.
Kalır mı Mustafa Kemal’in Kağnısı bacım.
Kocabaş’ın yerine koştu kendini Elifcik,
Yürüdü düşman üstüne, yüceden yüceden.

Fazıl Hüsnü DAĞLARCA

Etiketler: ,

Yaşınız ilerlediyse günde 2 kaşık Salça…(az tuzlu) Neden mi?

Gölpazarı Ev Salçası Dikenliboğaz Selçuk ŞahinGölpazarı Ev Salçası Dikenliboğaz Selçuk Şahin Bilecik

Salça’yı neden sık tüketmeliyiz?

 

Beslenme, yaşam süresince her zaman üzerinde durulması gereken en önemli konulardandır. Yaşamın sürekliliğinin sağlanması, hareket, iş yapabilme ve büyüme gibi bütün fizyolojik olaylar, enerji tarafından sağlanır.Diğer aerobik canlılar gibi, yaşamak için oksijene ihtiyaç duyan insanlarda enerji gereksinimini, oksidatif metabolizma yani aerobik metabolizma tarafından kontrol edilen reaksiyonlar sonucu elde eder. Oksijen, oksidatif metabolizma sırasında enerji eldesi için suya indirgenirken, çok az bir kısmı da “serbest radikaller” adı verilen, elektronlarını kaybetmiş zararlı maddelere dönüşür. Serbest Radikaller;Diğer moleküllerin yapı ve fonksiyonlarını değiştirebilir, hatta pek çok dokuda hücre hasarı meydana getirebilirler. Serbest radikaller hücre büyüme gelişimi üzerine direkt olarak etkilidirler ve hücre yaşamı üzerine olan bu direkt etkilerinden dolayı damar sertliği, kanser ve romatizmal hastalıklar ve yaşlılık hastalıkları gibi bazı hastalıkların oluşmasında önemli rol oynarlar.

Arafikir:Serbest radikaller kötüdür.

Reaktif oksijen türlerinin oluşumu ve bunların oluşturduğu hasarı önlemek için vücut antioksidanlar olarak bilinen birçok savunma sistemi geliştirmiştir.

Antioksidanlar etki mekanizmalarını, serbest radikalleri tutarak veya daha zayıf yeni bir moleküle çevirerek, serbest radikalle etkileşip aktivitelerini azaltarak, serbest radikalleri kendilerine bağlayıp reaksiyon zincirini kırarak ya da onarım yaparak gösterirler.

Bu bağlamda oksidanlar ve antioksidanlar arasında bir dengenin olması hayat için esastır. Oksidanlar belirli düzeyin üzerinde oluşur veya antioksidanlar yetersiz olursa yani denge bozulursa söz konusu oksidan moleküller organizmanın yapı elemanları olan protein, lipid, karbohidrat, nükleik asitler ve yararlı enzimleri bozarak zararlı etkilere yol açarlar. Vücudun antioksidan dengesi diyetten büyük ölçüde etkilenmektedir. antioksidanlar arasında bir dengenin olması hayat için esastır. Oksidanlar belirli düzeyin üzerinde oluşur veya antioksidanlar yetersiz olursa yani denge bozulursa söz konusu oksidan moleküller organizmanın yapı elemanları olan protein, lipid, karbohidrat, nükleik asitler ve yararlı enzimleri bozarak zararlı etkilere yol açarlar. Vücudun antioksidan dengesi yediklerimizden büyük ölçüde etkilenmektedir . Çevreden ve besinlerle, oksidan etkili zararlı maddelerin vücuda alınmasının yanı sıra, yaşın ilerlemesiyle ortaya çıkan azalan enzim aktivitesine bağlı olarak da vücudun antioksidan savunma mekanizması yetersiz kalabilmektedir. Ancak antioksidan görevleri olan çeşitli vitaminler, mineraller ve belirli enzimlerin dışarıdan vücuda alınabilmesi yanında, beslenme de iyi bir antioksidan savunma aracı olabilmektedir.

Arafikir:Antioksidanlar serbest radikaller ile savaşırlar.

Likopen domates ve domates ürünlerindeki en çok bulunan karotenoiddir ve kırmızı renkten sorumludur.Likopen, Vit-A’ya çevrilemez. Bununla birlikte güçlü bir antioksidandır ve

antikarsinojenik özellikleri vardır.Antioksidan özelliği nedeniyle hücreleri serbest radikal hasarından

korumasının yanı sıra, hücreler arasındaki bağları güçlendirmekte ve hücre metabolizmasını

geliştirmektedir.Yapılan çalışmalarda domates ve domates ürünlerinin antioksidan olarak

kabul edilen yüksek likopen içerikleri nedeniyle göğüs, rahim, karaciğer, prostat kanserleri, kalp damar

hastalıkları, alzheimer hastalığı, kemik ve cilt sağlığı açısından koruyucu etkisi olduğu saptanmıştır.Likopen en fazla domates (Lycopersicum esculentum)’de olmak üzere karpuz, pembe greyfurt gibi meyve ve sebzelerde bulunur. Barsaklardan emilebilen nadir karotenoitlerden olduğu gibi, plazmada en çok bulunan karotenoittir. İnsanlar karotenoit sentezleyemediklerinden onları besin olarak almak zorundadır.

 

Diyetimizdeki likopenin en az % 85’i domates ve domates ürünlerinden temin edilmektedir. Karotenoidlerin radikal toplama özellikleri sayesinde, çoğu epidemiyolojik olan çalışmalarla, kanser,kalp rahatsızlıkları, dejeneratif göz hastalıkları gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyucu etkileri olduğu gösterilmiştir.

Likopen doğal lipofilik karakterde olduğundan düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) ve çok düşük yoğunluklu lipoprotein (VLDL) yapılarında yer alırken; yüksek yoğunluklu lipoproteinlerin yapılarında(HDL) bulunmazlar.Diyet içerisindeki likopenin başlıca kaynakları domates ve bu sebzeden elde edilen ketçap, sos ve domates suyu gibi ürünlerdir.

Domatesin likopen içeriği varyeteler arasında ve olgunluğuna bağlı olarak değişmektedir.Domates; domates suyu, sos, salça veya ketçap şeklinde işlendiği zaman, likopenin kimyasal yapısı ısıya bağlı olarak değişmekte, bu da vücut tarafından daha kolay absorbe edilmesini sağlamaktadır. Genel olarak, gıdaların işlenmesi sırasında besin kalitesinde bir azalma meydana geldiği düşünülür.Ancak işleme sırasında likopenin biyoyararlığı ve besin kalitesi artmaktadır.Bunun sebebi, hafif ısıl işlem etkisi veya domatesin hücre yapısının enzimatik olarak parçalanmasıdır. Likopenin biyoyararlılığı yağ, besin yoluyla alınan bileşenler, diğer karotenoidler, vitaminler ve minerallerden etkilenir.Buna göre işlenmiş ya da pişirilmiş domates ürünlerindeki likopenin biyoyararlılığı, ham domates ürünlerinden daha fazladır.

Arafikir:Salça Antioksidan deposudur.

İnsanlarda gıdalarla alınan likopenin %10–30’unun emildiği, emilimde likopenin cis formunda olmasının önemli olduğu, ham domatesteki likopenin biyoyararlanımının domates ürünlerininkinden düşük olduğu, insan plazmasında yarılanma ömrü uzun olan (2–3 gün) en belirgin karotenoidin likopen olduğu, hayvanlarda tüm trans formunun serum veya dokularda cis formuna dönüştüğü, benzer sonuçların insanlarda da meydana geldiği, testis, ovaryum, karaciğer, adrenal bezler ve meme dokusunun diğer organ ve dokulara oranla daha fazla likopen içerdiği yapılan çalışmalarla belirlenmiştir.Likopen gibi karotenoidlerin diğer organlara dağılması plazmadaki lipoproteinlerden kaynaklanmaktadır.Kandaki yüksek likopen konsantrasyonu prostat kanseri, sindirim sistemi kanseri, pankreas kanseri, uterus kanseri ve kalp krizi riskinin düşürülmesi ile ilişkilidirLikopen içeren karotenoidlerin lipit miselleri ile birleşerek bağırsak mukoza yüzeyinden absorbsiyonu pasif difüzyon şeklindedir. Likopen şilomikron yapılara dahil edilerek karaciğere taşınmak üzere lenfatik sisteme bırakılır. En fazla hepatositler ve az miktarda dalakta birikir.

 

Günlük likopen alımında ülkeler arasında farklılıklar göze çarpmaktadır. ABD’de 3.7–16.2 mg,

Kanada’da 25.2 mg, Almanya’da 1.3 mg, İngiltere’de 1.1 mg ve Finlandiya’da 0.7 mg şeklindedir. Kuzey Amerika ülkelerinde 2 mg/günden daha az likopen tüketildiği ve bu miktarın yararlı etkilerin gözlenmesi için yeterli olmayacağından, sağlıklı insanların 5–7 mg/gün dozunda almasının oksidatif stres ve buna bağlı gelişebilecek kronik hastalıklardan korunma ve/veya engellenmesinde yeterli olacağına vurgu yapılmaktadır Likopenin insan sağlığı açısından öne çıkan bir özelliği, antioksidan molekül olması dolayısıyla kanser oluşumunu azaltmadaki görevidir. Likopen alımının çeşitli kanser türlerine karşı koruyucu etkilerine yönelik çok sayıda epidemiolojik, in vitro ve klinik çalışmalar bulunmaktadır.

 

Giovanucci et al., domates ürünlerini, haftalık olarak 1,5 porsiyondan daha az yiyenler ile 10

porsiyondan daha fazla yiyen erkekler arasında karşılaştırma yaparak prostat kanseri gelişme riskinin

%35 azaldığını kaydetmişlerdir. Bu etkinin, primer olarak domateste bulunan bir antioksidan olan likopen ile ilişkili olabileceğini ortaya koymuşlardır. Bu çalışma sonunda likopene ve prostat kanserine yönelik bilimsel çalışmalara ilginin artmasına neden olmuştur.

 

Anafikir:Kanser türlerinden korunmak için kötü alışkanlıkları bırakın.Stres faktörlerini azaltın.Salça yapın,tüketin,tükettirin.

 

Likopen, sebze ve meyvelerde doğal olarak bulunan karoten (Karotenoid) ailesine ait bir pigmenttir.

Likopen, çeşitli etkenlere bağlı olarak gelişen oksidatif stres sonucu açığa çıkan serbest radikallerin

ortadan kaldırılmasında önemli bir antioksidan bileşiktir. Likopen, hücreleri serbest radikal hasarından korumasının yanı sıra, hücreler arasındaki bağları güçlendirmekte ve hücre metabolizmasını

geliştirmektedir. Antioksidan özelliği sayesinde kanser, kalp rahatsızlıkları, yaşlanma, kemik ve cilt sağlığı açısından koruyucu etkisi bulunmaktadır. Tüm bu literatür bilgilerinin ışığında, domates ve domates ürünlerinin günlük diyetle tüketilmesi, kronik hastalıkların önlenmesindeki rolüyle insan sağlığı açısından ve aynı zamanda dengeli beslenme yönünden büyük bir önem taşımaktadır.

 

Etiketler:

Gölpazarı ANKET.. Dileğim bunu Yüksekokul öğrencilerinin sahiplenip halkla paylaşması.Analizlere yardımcı olacağım.

Etiketler:

Gölpazarı Kabristanları

Etiketler:

Dikenliboğaz Gölpazarı

2009 yılında Dikenlibaoğaz’ın eski hali..

Yol yapımı beraber yaşanan sıkıntılar geçecek.Eskisi kadar güzel ve doğal olamayacaksa bile güzelleşecek.Özensizce,dikkatsizce,3.sınıf bakış açısıyla bu güzelliği bozanlar için doğa umarım affedici olur.Yolun inşaatına 1 hafta sonra (10 Ağustos 2012)müteahhit tekrar başlıyor.Hayırlı olsun memleketimize..

Etiketler:

Toz Fabrikası 2 yıldır Dikenliboğaz’da aralıksız hizmet veriyor..

Rüyalar gerçek oldu,Gölpazarı’na fabrika kuruldu.

Dikenliboğaz mevkiinde yapılmakta olan yol çalışmaları neticesinde kurulan toz fabrikası

ihracat potansiyeline ulaştı.

İlçemize döviz kazandıracak..

Yetkililerin ortak ağızla çeşitli mazeretlerle kurduğu fabrika sürekli çalışmaya devam ediyor.

Yol çevresindeki tarıma ,ağaçlara kısacası doğaya ,trafikteki mermer kamyonlarının,çimento

kamyonlarının peşinde kalmak zorunda olan küçük araç sahiplerine fantastik kareler sunan

toz fabrikası, ilçemizin ilk ihracat yapan fabrikasıdır.

Tebrik mesajları yağıyor..

Halk her ne kadar toz fabrikası ile ilgili takdirlerini sunmak için birbiri ile yarışsa da mağrur

yetkililer alçak gönüllülükle tebriklere aldırmayıp üretime devam ediyorlar..

Tebrikler işimizin dışındadır,ne yapsak sizin için azdır,lafımı olur ,görevimiz..

şeklinde konuya yaklaşan hayali yetkili tüm aramalara rağmen bulunamamaya devam ediyor..

Hız sınırı 30

Yolda hız sınırı 30 olmasına rağmen ,kurulan toz fabrikasına katkı sunmak

isteyen büyük araç sahipleri büyük emek vererek,azami 70 ile yolda hareket ederek

karşılıksız hizmete devam ediyorlar..Yolun kaygan zeminden oluşması olası

risklere açık olması cezbediyor..Her haliyle fabrika hizmete devam ediyor…

Bu toz yerde kalmaz…

Çevredeki doğa sakinleri kuşlar,tilkiler,çakallar,bülbüller,şahinler,kertenkeleler,

kirpiler,yarasalar,kelebekler,

arılar,menengiçler,sandal ağaçları,kirazlar,zeytinler,meşeler,çamlar,ardıçlar

binlerce kez teşekkür ettiler…

Ve dediler ki bu toz yerde kalmaz….  Tabi havada olması lazım.

Biz soludukça bize yapışmalı,her yerimizi kaplamalı..

Toz Fabrikasına emeği olan tüm yetkilileri  biz de tebrik ediyor,onları en samimi duygularımızla kucaklıyor,fabrikamız için teşekkür ediyoruz..

Etiketler: , , ,

Başsağlığı-Gölpazarı’mızın başı sağolsun

Ahmet Niyazi Baytok (1936-2012)
İlçemizin yenilikçi belediye başkanlarından Niyazi Baytok hakkın rahmetine kavuşmuştur.Kendisine allahtan rahmet ,ailesine ve Gölpazarı halkına başsağlığı diliyoruz.Selçuk Şahin
 
İlçemizde 1977 ve 1984 yıllarında AP ve DYP ‘den yerel seçimleri kazanarak
iki dönem belediye başkanlığı yapan Niyazi Amca,ileri görüşlü,
halkı iyi tahlil eden,demokrat bir insandı.İnsancıldı.İlçemize onun döneminde
kazandırılan alt yapılar bugün hala kullanılmaktadır.
Kısır siyaset çekişmelerinin sıklıkla yaşandığı ilçemizde kendi döneminde
siyasete sağ’dan bakan Niyazi amca, hepimizin sol göğsünde
tatlı anılarla yaşamaya devam edecektir.
Onun 2. dönemi biz yetmişyedililerin çocukluğuna denk gelmektedir.
Niyazi Amca çocukluğumuzun aydın yüzüydü.
İtfaiyenin sokakları ıslatırken peşine takılıp gezmelerimizdi..
Fötr şapkası ile o iyi bir babaydı..Örnek bir insandı.Kara gün dostuydu.
Nur içinde uyusun..
Etiketler:

Gölpazarı’nda 200 kadın kalp taramasına katıldı..

Aslan Altındiş:-Öncelikle ilçemizde gerçekleştirmiş olduğunuz bu tarama için size teşekkür ederiz. Sizi ilçemize kazandıran Sayın Selçuk Şahin’e teşekkür borçluyuz.

Bir kardiyolog gözüyle sizce ilçemizdeki kadınlar kalplerine dikkat ediyorlar mı? Eşlik eden rahatsızlıklarla ilgili en sık karşılaştığınız sorunlar nelerdi?

Doç.Dr.Ayşe Emre:-Bu taramayı kalp hastalığına bağlı görülen ani ölümlerin sıkça yaşanmaya başlamasından ötürü gerçekleştirdik. Amacımız geç kalınmadan gerekli önlemlerin alınması konusunda ilçe halkını bilgilendirmek ve uyarmaktı.

Taramada yer alan 200 kadında özellikle tansiyon yüksekliğinden kaynaklanan kalp adalesinde kalınlaşma bulgusuna sık rastladım. Tarama sırasında büyük tansiyonu (sistolik kan basıncı) 200mmHg’nın üstünde azımsanamayacak kadın hasta vardı. İlaç kullanımı düzenli değil ve kontroller de düzenli yapılmıyor.Bir de şah damarında genişleme (asendan aorta genişlemesi) normal oranların üzerindeydi. Beslenme alışkanlıklarına bağlı  karın çevresinde yağlanma ve buna bağlı tip 2 diyabet de yüksek orandaydı.

Oldukça yüksek oranda Mitral kapak (sol kalp kapakçığı ) yetersizliği -üstelik de başlangıç safhasından ilerlemiş düzeyde - tespit ettim. Bu gerek doğumsal gerekse romatizmal nedenlere bağlı idi.İleri de kalp büyümesi ve kalp yetersizliği yapması nedeniyle önemli bir bulgu.

Tanısı konmuş ve düzenli kontrollerine giden kadın hasta sayısı maalesef az sayıda. İlaçlarla ilgili endişeleri olan ve bu konuda yeterli aydınlatılmamış hastalar var. Bu da düzenli ilaç kullanımını sekteye uğratıyor.

Beslenme alışkanlıkları da sanırım kalp sağlığına uygun değil. Karın çevresi yağlanma çok sık. 40′lı yaşlarda, menopozdan dahi önce başlıyor. Bu da kan şekeri ve tansiyon gibi kalp sağlığı için tehdit oluşturan risk unsurlarını  ortaya çıkarıyor.

Düzenli egzersiz yapılmıyor. Bu da kiloyu olumsuz etkilemiş.

 

Aslan Altındiş:-Tarama sırasında sizi şaşırtan bir olay yaşadınız mı?

Doç.Dr.Ayşe Emre:-Evet, ekokardiyografik tetkikleri yaparken hastalardan birinin 6 yaşındaki yeğeni de yanımda izledi. Tam tetkiki tamamlarken bana “doktor abla, yalnız bu aletin şarjı bitmek üzere” dedi. Hakikaten baktığımda sarj etmem gerektiğini gördüm. Çocuğa “sen bir göster bakalım, nereden anladın sarjın bittiğini” diye sorduğumda doğrudan cihazın üzerinde doğru yeri eliyle işaret etti. Bu beni çok etkileyen bir olay. Çocuklarımızın ne derece akıllı ve gözlemci olduğunu ortaya koyuyor. Umarım bu küçük arkadaşım onun gelişimini ve yetişmesini sağlayacak maddi manevi tüm desteği bulur ve önü açık olur. Bu olay benim geleceğe ümitle bakmamı sağladı.

 

Aslan Altındiş:-İlçemiz kadınlarına daha sağlıklı bir kalp için neler önerirsiniz?

Doç.Dr.Ayşe Emre:-Sanırım sofradan aç kalkabilmeyi öğrenmeleri gerekiyor. Hamur işleri, kızartmalar ve tatlıların aşırı tüketildiği aşikar. Tuz kullanımı da çok fazla miktarda.

Her ne kadar oturgan bir yaşam tarzı yoksa da, düzenli egzersiz alışkanlığı yok. Kalbi formda tutabilmek için haftanın 5 günü düzenli egzersiz-örneğin 40 dakikalık yürüyüşler yapmak gerekiyor.

Kalp için sağlıklı pişirme teknikleri fırın, ızgara, haşlama ve buharda pişirme. Kırmızı eti tamamen kesmeye gerek yok. Haftada 2 öğün yağsız ve bir iskambil destesi büyüklüğünde yenebilir. Sebzeleri -yağını az koymak ve ekmeksiz tüketmek şartıyla-istediğiniz kadar yiyebilirsiniz. Yumurtanın beyazı rahatça tüketilebilir. Ekmek öğün başı 1-2 normal dilimi geçmemeli. Su her gün 1.5-2 litre içilmeli. Sofradan tuzluk kaldırılmalı. Yemeklerde sızma zeytinyağı tercih edilmeli.

 

Aslan Altındiş:-Erkek hastalarımız için de sizden aynı fedakarlığı bekliyoruz Ayşe Hanım. Bize bu konuda desteğinizi sürdürürseniz çok seviniriz.

Doç.Dr.Ayşe Emre:-İnşallah en yakın zamanda ilçe erkeklerini de taramaya alacağız.

 

Aslan Altındiş:-Sevgili Selçuk kardeşim,senin aklına bu kalp taraması fikri nasıl geldi?

Selçuk Şahin:-Seninde bildiğin gibi ,çok yakın zamanda çok sevdiğim Ömer Yalçın abimi kalp krizi sonrası kaybettik.İlçemizde de ülkemizde olduğu gibi ,çok değerli insanlarımızın yaşamı maalesef ki çok ucuz kaybediliyor..Ayşe Hanım ile 3 yılı geçen bir iletişimimiz var.Kendisine konuyu açtığımda memnuniyetle kabul etti.Hemen şeker ve kolesterol kitlerini ve Tansiyon aletlerimizi temin ettik.Eko cihazını da bir merkezden ödünç aldık.Tarihi kararlaştırıp halkımıza duyurduk.

Öncelikle bize bu organizasyonda destek olan başta Doç.Dr.Ayşe Emre’ye,izinler ile ilgili desteği için İlçe Kaymakamımız Sayın Ömer Şahin’e,salon ve duyurular konusunda destek olan Belediye başkanımız Sayın Vedat Kazıcı’ya,Tarama esnasında gönüllü destek olan Hemşire Nurcan Fidan Hanıma,Haftasonu tatillerinden feragat edip bize destek olan Belediye çalışanlarımız Yıldıray ve Tahsin Beylere,Öğlen eşine yaptırdığı nefis mantı ile karnımızı şenlendiren Özden Bilir ağabeyime,misafirlerimizi en iyi şekilde ağırlayan annem ve babam Eyüp &Kadriye Şahin’e teşekkürlerimi sunarım..Umarım taramanın tekrarında yaşadığımız ufak tefek aksaklıkları da yaşamayız.

Aslan Altındiş:Biz de herşey için sana teşekkür ederiz..

 

Etiketler: